Sosyal Tuvaletler
Musa Savaş
2 Ocak 2011 Pazar
6316 Görüntülenme
2 Yorum

Öncelikle başlık için herkesten özür dilerim. Fakat bu netameli konuyu anlatmadan geçemeyeceğimden ve yazdıklarımı da en iyi özetleyen başlık bu olduğundan yazmam gerekti.

Uzun zamandır gündelik hayatımda dikkatimi çeken bir detay vardı. Dikkatimi çekiyordu fakat adını koyamıyor, sebep-sonuç ilişkisini kuramıyordum. Kendi özelinde yazdıkları ile değme gazetecileri bile kıskandıracak kadar hoş üsluba sahip olan PR şirketi sahibi bir arkadaşım ile sohbet ederken şu cümleler dudaklarımdan döküldü: “Sosyal paylaşım siteleri yaygınlaştığından beri, umumi tuvaletlerin kapıları kirlenmiyor.” Bir an ikimizde durduk. Sonra bir hayli güldük.

Bir Sanat Akımı

Dikkatimi çeken fakat adını koyamadığım şeyi tanımlamış hatta sebep-sonuç ilişkisini bile deşifre etmiştik. Dikkatimi çeken şey sizlerin de anladığınız gibi gün içinde birçoğumuzun kullanmak zorunda kaldığı umumi tuvaletlerin kapı ve duvarlarının temizliğiydi. Çünkü ben kendimi bildim bileli, umumi tuvaletlerin kapı arkaları edebi cümleler ve her biri sanat şaheseri(!) karakalem çalışmaları ile dolu olurdu. Hatta bu sanatsal akımın bir ismi bile vardı: “Tosun Edebiyatı”.

Tuvalet duvarlarındaki bu sanat akımı son beş yıldır yavaş yavaş geriledi ve artık neredeyse tamamen yok olma noktasına geldi. Bu yok olma süreci halkımızın eğitim seviyesinin artması ile ilgili değildi. Acaba bu tuvaletleri denetleyen kurumlar çok mu iyi çalışıyordu? Güldürmeyin beni!

Yeni İletişim Araçları

İnsan sosyal bir varlık. Sosyal bir varlık olmasa topluluklar halinde yaşamaz, yaşayamaz. Fakat tüm bu kalabalığın içinde nedense insan kendini yalnız hisseder. Kimsenin kendisini anlamadığını, bunun sebebi olarak da kendisinin çok farklı olduğunu düşünür. Kendimizi ne kadar yalnızlaştırsak da birileriyle sohbet etmek isteriz. Bu birilerinin bizi sevenlerden olmasını tercih ederiz. Günümüzde büyük şehirlerde yaşamanın insanların sırtına yüklediği mesafe, masraf ve zaman kaybı olgusu çeşitli iletişim araçlarını ön plana çıkardı. Telefon ve İnternet biraz da bu sebeplerden dolayı insanların hayatında çok çabuk kabul gördü. Düşünsenize, sesinizi duymak istediğiniz kişi nerede olursa olsun bir telefon veya bir bilgisayar kadar uzağınızda.

Sosyal Medya

Hayatımızda son beş yıldır bir sosyal medya olgusu var. Artık herkesin bildiği Facebook ve Twitter, bu işin liderleri konumundalar.

toilet-computer.jpgResim: Inhabitat.com

İnsanların orada paylaştıkları şeylere bir bakın. Çok büyük bir kısmı buram buram yalnızlık kokuyor. İnsanların herhangi bir faydalı bilgiyi paylaştığı veya bir şeyleri tartıştığını görmek pek mümkün değil. Yazılan ve paylaşanların hepsine bir de şu gözle bakın. Bu insan bunu niye paylaştı? İyi bakarsanız göreceksiniz. Söylenmek istenen aslında “Bakın ben buradayım, yaşıyorum, iyi bir insanım fakat insanlar genelde kötü. Benim kalbim sevgi dolu, beni sevin.” vb. şeklindedir.

İnsanlar, daha önceleri tuvaletlerin kapı arkalarına yazarak paylaştıkları şeyleri şimdilerde Facebook ve Twitter aracılığı ile paylaşıyorlar. Tabii ki teknolojinin imkânlarıyla daha fonksiyonel hale geldi bu iletişim.

Supap

Bu mecraların devletlerin devamlılığı açısından da büyük faydası var. Düşünsenize insanlar orada söylemek istedikleri şeyleri söyleyerek rahatlıyorlar. Bir bakıma bu sosyal ağlar toplumun biriken gazını almak için de önemli birer “supap” görevi görüyor. Diğer taraftan istihbarat kurumlarını da fazla eleman istihdamından kurtarıyor. Bir vatandaş hakkında bilgi toplamanın en hızlı ve ucuz yolu, bu sosyal paylaşım siteleri. Bilgi toplayacağınız şahsın peşine takılıp istihbarat yapacağınıza bir hafta bu sitelerden takip edin nasıl bir insan olduğunu anlarsınız.

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim: Umumi tuvaletlerde rahatlarken kapıya da bir şeyler karalamak zihinsel olarak insanı nasıl rahatlatıyorsa, evinizin tuvaletinde otururken kucağınızdaki bilgisayardan sosyal paylaşım sitelerine bir şeyler yazmak da aynı hazzı vermiyor mu?


Lütfen sitenin kullanım politikasına uyunuz ve kaynak göstermeksizin alıntı yapmayınız.
 

Yorumlar

Amarat
Konuk
Comment
Entelektüel
Yorum 2 (24 Ocak 2011 11:46)
“Bakın ben buradayım, yaşıyorum, iyi bir insanım fakat insanlar genelde kötü. Benim kalbim sevgi dolu, beni sevin.”

Açıkçası bu pek doğru değil. En azından, herkes için doğru değil. Misal, ben bir muhasebeci olarak sosyal medyada var olan arkadaşlarımın çeşitli sorularına cevap veriyorum. Birçok yerde var olan fakat karışık olan soruları bana soruyorlar, ben de onları elimden geldiğince cevaplıyorum.

Bunun dışında, insanlar bir araya gelip çeşitli organizasyonlar yapıyor. Misal, bir arkadaş Küçükyalı’daki çocuk yuvasında bulunan çocuklar için doğum günü partisi düzenlemişti, çok da güzel olmuştu.

Sosyal medya sayesinde bu ülkenin bakanından direkt cevap alabiliyorsunuz (Bkz: http://entelektuel.com/yeni-nesil-siyaset). Sosyal medyada arkadaşlıkların ne demek olduğunu için ise bkz: http://entelektuel.com/sosyal-medyadan-ve-arkadasliklar.

Açıkçası sosyal medyayı küçümsemek ya da övmek çok saçma. Zira orada olanlar biziz. Baskı olmadığı için gerçekleri internet üzerinde söylüyorsak, neden bunu gerçek hayatta söyleyemediğimizi tutup bu kişileri eleştirmek yerine, neden hayatta bu şekilde davranılmıyor diye araştırmak daha doğru.
Zekeriya Uçar
Konuk
Comment
“Sosyal Medya Üzerine Bir Analiz” hakkında
Yorum 1 (05 Ocak 2011 22:38)
Merhaba,

Konu ile alakalı teşhisler kısmen isabetli lakin, sonuç bölümünde yazı kanaatimce anlatım dar boğazına giriyor. Paylaşım camialarından evvel söz konusu edilen alışkanlıklar alafranga ve alaturka umumhanelerde rahatlıkla icra edilebilmekte idi. Hatta kültür farkı gözetmeksizin. Oysa şimdi bilişim araçları ile yapılacak modern icraatlarda kültürel anlamda bir karışıklık olacak. Öyle ya mütedeyyin camiada umumhaneler genelde klozet türü değil ve elektronik aygıtları kullanmak son derece tehlikeli. Normal ortamlarda da tam anlamı ile konsantre olunacağını düşünmüyorum. Muhakkak bu konuda doğru bir alternatife ihtiyaç var.

Selam ve dua ile kalınız.

Yorumunuzla katkıda bulunun

  • Bilgi girilmesi zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.
  • E-Posta adresiniz yayınlanmayacak ve aramızda kalacaktır.
  • Yorumunuz içinde, lütfen bağlantı (link) kullanmayınız.